Kişileştirme Nedir?
Kişileştirme, insan dışındaki varlıklara insana özgü duygu, düşünce ve davranışların yüklenmesiyle oluşan söz sanatıdır. Doğa, nesne ve kavramlar böylece canlanır.
Kişileştirme Nedir?
Kişileştirme nedir sorusunun yanıtı, edebî anlatımı zenginleştiren en yaygın sanatlardan birinde gizlidir. Kişileştirme (teşhis), insana ait olan duygu, düşünce, hareket ve konuşma gibi özelliklerin insan dışı varlıklara aktarılmasıyla oluşturulan bir söz sanatıdır. Bir çiçeğin gülmesi, rüzgârın fısıldaması ya da dağların ağlaması gibi ifadeler bu sanata örnektir. Yazar, cansız nesneleri veya soyut kavramları sanki birer insanmış gibi canlandırarak metne hareket, sıcaklık ve duygusal bir bağ kazandırır.
Özellikleri ve Örnekleri
Kişileştirme, anlatıma canlılık katan ve okurun hayal gücünü harekete geçiren bir tekniktir. Bu sanat sayesinde doğa olayları ve nesneler birer karaktere dönüşür.
- İnsan dışı varlıklara insani nitelikler yüklenir.
- Genellikle masal, fabl ve şiirde sıkça görülür.
- Anlatımı somutlaştırır ve etkili kılar.
- Çoğu zaman intak (konuşturma) sanatıyla birlikte kullanılır.
Örnek olarak "Menekşeler külahını kaldırır" dizesinde menekşeye insana özgü bir davranış yüklenmiştir. "Ay, bulutların arasından utangaç bir şekilde baktı" cümlesinde de aya insani bir duygu verilmiştir. Bu sanat özellikle fabllarda hayvanların düşünüp konuşması biçiminde belirginleşir ve okuyucuya ders verici bir anlatım sunar.
Sıkça Sorulan Sorular
Kişileştirme ile intak arasındaki fark nedir?
Kişileştirme, varlıklara insani özellikler yüklemektir. İntak ise bu varlıkları konuşturmaktır. Bir varlık konuşturulduğunda zaten kişileştirilmiş olur, bu yüzden intak kişileştirmenin bir ileri aşaması kabul edilir.
Kişileştirme hangi türlerde en çok kullanılır?
Kişileştirme en çok fabl, masal ve şiirde kullanılır. Bu türlerde hayvanlar, bitkiler ve nesneler insan gibi davranarak okura ders verir ya da anlatımı renklendirir.